12.02.2023

Evanjelizm Tanrıyı Kıyamate Zorlamak - Ramazan Kurtoğlu

 

Sırf inat yüzünden bitirdim. 550 sayfalık konu 200 sayfada bitirilebilirdi. Yazarın çok kötü bir dili var. Aynı şeyler 2 sayfa sonra bile tekrar edilebiliyor. 2005 yılından beri yayında olan kitabın 2018 versiyonu yapılıyorsa bari bu tekrarları atın be kardeşim.

Konu ilgi çekici ama insan bir yazı dilinin kurallarını öğrenir. Hoş yazar bir de üniversitede ders veriyor. Herhalde öğrenciler de ödevlerini yazılı değil de TV programı şeklinde video çekip gönderiyordur.

10 Adımda Pozitif Psikoloji: Çoklu Zekâ Uygulamalarına Pozitif Bakış - Nevzat Tarhan

 

Nevzat Tarhan ve psikoloji alanında uzman on dokuz farklı kişinin bir araya gelerek hazırlanmış bir kitap. Kitap duygusal zeka, iletişim becerileri, çoklu zeka kuramı gibi konuları işliyor ve duygusal zekanın on adımda nasıl geliştirileceğini açıklamalı bir şekilde bizlere sunuyor. Her bölüm farklı bir yazar tarafından ele alınmıştı, ben en çok Tarhan'ın kaleme aldığı bölümü beğensem de diğer bir çok bölüm de başarılı ve bilgi vericiydi.

Ben kitabı severek okudum, sadece bilimsel yönü biraz daha ağır basmış olmasını isterdim. Onun dışında okuması kolay, bolca bilgilendiren güzel bir çalışma olmuş, ilgisi olan kişilerin beğeneceğini düşünüyorum.

Nizamülmülk - Siyasetname


Şimdi insan tarihte Nizamülmülk deyince ne kadar büyük bir şahsiyet olduğunu düşünüyor. Ama o dönem ki siyasi stratejinin derinliklerini okuyunca bu dönem neden Türk milletinin dünya siyaset tarihinde geri kaldığını daha iyi anlıyorsunuz. Çünkü o dönemde siyaset stratejisi şu:

-Düşman hakkında uydurma hadis, hikaye vb. şeyler uydurup askerin ve milletin dini duygularını gaza getir.

-Eğer o zamanki iktidar sahipleriyle problem yaşıyorsanız mümkünse İslam coğrafyasının sınırlarına kaç. Orada kafirle savaşma bahanesiyle İslam coğrafyasından bir sürü maceraperesti kendi yanına topla. Bir noktada o kadar büyüyeceksin ki baştan kaçtığın siyasi iradeye savaş aç. Sonra tüm topraklara hakim ol.

Yani benzer bir stratejiyle bizim bu yüzyılda bir şeyler yapamayacağımız ortada.

Kayıp Tanrılar Ülkesi - Ahmet Ümit


 Sonunda Orhan Abisi gibi roman yazmayı öğrenmis kendileri. Tarih var, mitoloji var, cinayet var, var oğlu var. Aslında kendisini hafife alirdim ama “Biz Anadolu tarihinin son bin yılını değil Fatih gibi öncesini de sahiplenmeliyiz” sözleri çok hoşuma gidince alıp okudum. Öyle 500 sayfalık bir romanı okumak her babayiğidin harcı değil ama birkaç seneye Netflix dizisini yaparlar bunun. Çok izlenir.


İçimizdeki Şeytan - Sabahattin Ali


Bu zamana kadar en iyi Türk romancı Orhan Pamuk diyordum. Ta ki Sabahattin Ali okuyana kadar. Kürk Mantolu Madonna'dan sonra bunu okuyunca bu adamın bir Tolstoy bir Dostoyevski ayarında olduğunu gördüm. Keşke dünya dillerine çevrilse de Dünya Klasikleri arasına girse eserleri. Gerçekten dünya edebiyatında Türkler de şöyleymiş derler.


Komünist Manifesto - Marx


 Ayn Rand'ın Atlas Silkindi'yle aynı döneme denk gelmesi de hoş oldu. Tartışmaya girmeyeceğim ama Ayn Rand'ın ömrünün son günlerinde kanser tedavisi için gizli olarak devlet desteğine başvurması ve Marx'ın Engels'e babasından İngiltere'deki dokuma fabrikası kalması sayesinde gün yüzü görmesi çok ironik bence.

Theogonia - İşler ve Günler


İlyada ve Odesa'dan sonra okunması gereken üçüncü kitap. Ben olsam liseden mezun olana kadar her Türkün bu 3 eseri okumasını sağlarım. Edebiyat ve Türkçe derslerinde sadece "Türk" kimliğine bağlı kalmak? Anadolu'da bin yıldır yaşayan bir millet olarak bu kitaplarda anlatılanlar içimize işlemiş. Nasıl çoğumuz aynaya baktığımızda Orta Asyalılara benzeyen bir yüz görmüyor bu da böyle bir şey işte.


Psikoloji ve Din - Jung


Normalde 5 yıldızı hak ediyor ama bazı yerleri anlamadığım için 4 yıldız verdim. Başlarda ne saçmalıyor diyordum ama tarihi kanıtları vermeye başlayınca bir dakika dedim. Asıl soru şu: Bilim çağında kadim bilgileri hasır altı edebilir miyiz? Edersek başımıza gelecek nevrozları çok iyi açıklamış.

the Catcher in the Rye - Salinger


Gündelik hayatın tekdüzeliğinden kaçmak için edebiyata merak saldım. Bunu o kadar abarttım ki kendimi Çavdar Tarlasında Çocuklar okurken buldum. Üstelik orijinal dilinde Salinger okuyorum, durum o kadar vahim. Kitapta hiçbir şey olmuyor ama okurken acayip keyif aldım. Yani kendimi ararken bulmaktan korktuğum yere gelmişim.

Altıncı Koğuş - Anton Çehov

Bayılıyorum böyle novellalara. Şimdi bu aralar Rus yazarları beğendiğimizi söyleyemeyecek miyiz?