12.02.2023

Osmanlı'nın Şifreleri

 

Bir Osmanlı güzellemesi. Kötü hiçbir şey yok. Varsa da sen sebeplerini bilmiyorsundur. Bilsen aslında iyi bir şey olduğunu anlarsın modunda. Ama baskı kalitesi ve görseller güzeldi. Çerez tadında bir kitap.


Ömer Seyfettin Hikayelerinden Seçmeler

 

Kısa ve öz. Buram buram Türk kültürü. Ömer Seyfettin'in çocukken çok hikayesini okudum ama bunlar daha bir yetişkinlere özeldi. Ulan 100 yıl sonra bile yine aynı teraneleri yaşıyoruz. Yani öyle pek de bir şeylerin değiştiği söylenemez.

Karmaşık Duygular - Stefan Zweig


Son hikaye çok iyiydi. Ben yarısına doğru olayı anlamaya başladım. De sonra kapağa baktım da kapak da çok iyi seçilmiş. Stefan Zweig gerçekten zamanının ötesinde bir adammış. Herkeste okuma yeteneği yok. Netfiliks dizi yapsa da yeni nesiller bu öyküleri öğrense.

Don Juan'ın Karısı - Nemirovsky


Bazen hiç beklemediğiniz bir kitaptan acayip keyif alabiliyorsunuz. Buradaki iki öykü de öyleydi. Yazarın toplama kampında Naziler tarafından öldürülmesine de ayrıca üzüldüm. O gün bugünder zaten Almanların Britrika tarafından pençelerinin ve dişlerinin sökülmelerini çok yerinde buluyorum çünkü bu herifler azıcık palazlandığında dünyanın başına bela oluyorlar.

Evanjelizm Tanrıyı Kıyamate Zorlamak - Ramazan Kurtoğlu

 

Sırf inat yüzünden bitirdim. 550 sayfalık konu 200 sayfada bitirilebilirdi. Yazarın çok kötü bir dili var. Aynı şeyler 2 sayfa sonra bile tekrar edilebiliyor. 2005 yılından beri yayında olan kitabın 2018 versiyonu yapılıyorsa bari bu tekrarları atın be kardeşim.

Konu ilgi çekici ama insan bir yazı dilinin kurallarını öğrenir. Hoş yazar bir de üniversitede ders veriyor. Herhalde öğrenciler de ödevlerini yazılı değil de TV programı şeklinde video çekip gönderiyordur.

10 Adımda Pozitif Psikoloji: Çoklu Zekâ Uygulamalarına Pozitif Bakış - Nevzat Tarhan

 

Nevzat Tarhan ve psikoloji alanında uzman on dokuz farklı kişinin bir araya gelerek hazırlanmış bir kitap. Kitap duygusal zeka, iletişim becerileri, çoklu zeka kuramı gibi konuları işliyor ve duygusal zekanın on adımda nasıl geliştirileceğini açıklamalı bir şekilde bizlere sunuyor. Her bölüm farklı bir yazar tarafından ele alınmıştı, ben en çok Tarhan'ın kaleme aldığı bölümü beğensem de diğer bir çok bölüm de başarılı ve bilgi vericiydi.

Ben kitabı severek okudum, sadece bilimsel yönü biraz daha ağır basmış olmasını isterdim. Onun dışında okuması kolay, bolca bilgilendiren güzel bir çalışma olmuş, ilgisi olan kişilerin beğeneceğini düşünüyorum.

Nizamülmülk - Siyasetname


Şimdi insan tarihte Nizamülmülk deyince ne kadar büyük bir şahsiyet olduğunu düşünüyor. Ama o dönem ki siyasi stratejinin derinliklerini okuyunca bu dönem neden Türk milletinin dünya siyaset tarihinde geri kaldığını daha iyi anlıyorsunuz. Çünkü o dönemde siyaset stratejisi şu:

-Düşman hakkında uydurma hadis, hikaye vb. şeyler uydurup askerin ve milletin dini duygularını gaza getir.

-Eğer o zamanki iktidar sahipleriyle problem yaşıyorsanız mümkünse İslam coğrafyasının sınırlarına kaç. Orada kafirle savaşma bahanesiyle İslam coğrafyasından bir sürü maceraperesti kendi yanına topla. Bir noktada o kadar büyüyeceksin ki baştan kaçtığın siyasi iradeye savaş aç. Sonra tüm topraklara hakim ol.

Yani benzer bir stratejiyle bizim bu yüzyılda bir şeyler yapamayacağımız ortada.

Kayıp Tanrılar Ülkesi - Ahmet Ümit


 Sonunda Orhan Abisi gibi roman yazmayı öğrenmis kendileri. Tarih var, mitoloji var, cinayet var, var oğlu var. Aslında kendisini hafife alirdim ama “Biz Anadolu tarihinin son bin yılını değil Fatih gibi öncesini de sahiplenmeliyiz” sözleri çok hoşuma gidince alıp okudum. Öyle 500 sayfalık bir romanı okumak her babayiğidin harcı değil ama birkaç seneye Netflix dizisini yaparlar bunun. Çok izlenir.


İçimizdeki Şeytan - Sabahattin Ali


Bu zamana kadar en iyi Türk romancı Orhan Pamuk diyordum. Ta ki Sabahattin Ali okuyana kadar. Kürk Mantolu Madonna'dan sonra bunu okuyunca bu adamın bir Tolstoy bir Dostoyevski ayarında olduğunu gördüm. Keşke dünya dillerine çevrilse de Dünya Klasikleri arasına girse eserleri. Gerçekten dünya edebiyatında Türkler de şöyleymiş derler.


Komünist Manifesto - Marx


 Ayn Rand'ın Atlas Silkindi'yle aynı döneme denk gelmesi de hoş oldu. Tartışmaya girmeyeceğim ama Ayn Rand'ın ömrünün son günlerinde kanser tedavisi için gizli olarak devlet desteğine başvurması ve Marx'ın Engels'e babasından İngiltere'deki dokuma fabrikası kalması sayesinde gün yüzü görmesi çok ironik bence.