11.30.2023

Vakıf Serisi - Asimov


Normalde İngilizce kurgu kitabı okumaya çekinirim ama bunu İngilizce okudum. İyi de yapmışım çünkü vakıf kelimesi bile foundation kavramının kitaptaki yerini karşılamaya yetmiyor. Gerçekten herkesin okuması gereken bir bilimkurgu klasiği. Bu arada Star Wars'ın da bu kitaptan hayli etkilendiğini düşünmeye başladım. Demek ki neymiş, bütün hikayeler diğer hikayelerden çalıntıymış.


Tanrım Beni Görünür Kıl - Nilüfer Önder

cok kitap okuyan birisi olarak lan neden ben de bir kitap yazmiyorum ki dedim kendi kendime. sonra da dur ortalama bir insan nasil bir kitap yaziyor diye tesaduf eseri bu kitabi buldum ve okumaya basladim.


kitaba gelince biraz fazlaca uzun. ılk plot twistin olmasi icin bir 120 sayfa okumak gerekiyor. bazi karakterler ise niye kitapta var diye sorguladim. mesela grek? adam geziyor sadece ortalikta. bir yan karakter bir kitapta varsa bu ana karakterlerle arasindaki iliski icindir ve main plota yapacaklara katki icin varlardir. aslinda tilet ve nadine de biraz gereksiz oldu diyordum ama en azindan onlar jordan ve karinin hayatlarina bir sekilde dokunuyorlar.


onun disinda bazi plotholelar, factual errorslar olsa da gercekten bekledigimden cok daha iyi bir roman cikti acikcasi. kitabin cogunda lan acaba bu yazara psikologu basindan gecen kotu bir iliskinin terapisi icin bir seyler yazmasini tavsiye etti de o da bunu mu yazmis acaba hissine kapildim. kitabin ana karakteri jordanin yazarin kendi basindan gecen olaylari yasadigi bariz. hos yazar bu da fark edilmesin diye ana karakteri erkek yapmis -yazar kadin-. ama ben yine de iyi yazdigini dusundum. yani uslup duzgun, tasvirler ve diyaloglar yerli yerinde.


son 30 sayfadaki plot twist de artik tum populer turk roman yazarlarindan tanidigimiz okuyucuya son bir sok yasatip romani kurtarmanin bilinen yolu.


simdi usenmeyip butun bunlari niye yazdim? aslinda gelmek istedigim nokta su: bu yazar bence bir zulfu livaneli, bir elif safak, bir ayse kulin ayarinda bir roman yazmis. yani demek ki hayat akisinda biraz sansi yaver gitse su anda her sene roman yazan populer bir yazar olabilirmis. yani demek istedigim bir yerden sonra woody allenin da dedigi gibi basari yuzde seksen dogru zamanda dogru yerde gorunmekle alakali.


sonuc olarak benzer kitaplarla yasadigim tecrubelerden dolayi beklentilerimin iyice dustugu bir alanda beni sasirtan bir roman oldu. yazarin biraz sansinin yaver gitmemesine uzuldum dogrusu. yani 2015te yayinlammis ve baskisi da yenilenmemis. yazarin baska kitabi da yok epey sene gecmesine ragmen :(

 

Veba Geceleri - Orhan Pamuk


Tam oğlum Orhan ne yapıyorsun bütün ölümleri önceden söyleyerek spoiler veriyorsun diyordum ki aslında onlar hiçbir şeymiş. Ortalama bir yazar bunları spoiler vermeden yeri geldiğinde anlatarak okuyucuya sürpriz yaptırmakla yetinirdi ama bu romanda Nobelli farkı var. Yine müthiş bir hayalgücü eserini görüyoruz. Üstelik bunu da tarihle çok iyi birleştirmiş. Başlarda 200 sayfa filan bu roman nereye gidiyor diye biraz sıkılmıştım ama sonradan olanlara bakınca olacakların ipuçlarını aslında fark ettirmeden vermiş dedim. 

Cesur Yeni Dünya - Aldous Huxley

 


Orijinalini okudum. Bu kitabı okumadan önce öyle övgüler duydum ki tabi yine beklentilerimin boşa çıkmasıyla karşı karşıya kaldım. Yine de bazı sıradışı şeyler yok değil.
Bence bu tarz kitaplar şöyle hype oluyor: Şimdi okuyunca insanlar pek ısınamıyor ama bakıyor etrafına herkes övüyor. O da kitabı anlamayan mankafa durumuna düşmemek için "vay, çok iyi, kesin tavsiye ederim" diyor. Olaylar gelişiyor. Ama bazen kral çıplak da diyebilmek lazım.


Tanrısız Gençlik - Ödön von Horvath

olağanüstü bir novella. bu zamana kadar az duyulmasına şaşırdım. Sanıldığı gibi ateist propagandası yapmıyor. Meseleye çok insani bir açıdan bakıyor.

Şeytanın Çırağı - Şiro Hamao

İlk defa Japon öyküsü okuyunca Japonlara karşı olan tırsmamı daha da artırmış olan 2 öyküyü içeren kitap. Zaten bu Japonları gerek tarih boyunca yaptıkları gerekse de 2. dünya savaşındaki tutumlarından dolayı biraz tekinsiz bulurdum. Cinayet öykülerindeki sapkınlıklar bunun tuz biberi oldu.

Rifkin's Festival

tipik bir woody allen filmi. beni de en cok etkileyen kisim filmin baslarinda adamin karisiyla yaptigi diyalogda gecen “politik olarak da ideal olan bir dunyada yasasak bile hala daha ciddi sorularimiz olurdu” minvalindeki aciklamalarla gunumuzde politik meselelere yapilan gecicilik vurgusuydu. asil olan varolussal sorular, butun bunlarin anlami var mi, daha fazlasi var mi gibi seyler.


filmin sonunda da aslinda bu sorunun cevabinin olumsuz oldugunu goruyoruz. yani hayat herkes icin anlamsiz. ama bu da onun bos oldugu anlamina gelmez. git bir iste calis, asik ol, evlen vs. icini doldur.


hos bir filmdi dogrusu. woody allenin hayatin anlamini bulamamasi da bu konuyla ilgili onlarca film cekip, kitaplar yazan birisi olarak 85 yasinda da geldigi nokta itibariyle ne bileyim biraz trajikomik olmus. yani siz de bu konuya oyle kafa yormayin bunca sene sonra geldigim nokta bu, takilin, gidin hayatinizi yasayin iste der gibi olmus.

 

Sisifos Söyleni - Albert Camus


Bazı yerlerinden bir şey anlamadım ama sanırım bu da bu dünyanın absürtlüğünün bir sonucu. Bu yüzden mesajını doğru anlamışım dedirten kitap.

Siyah Lale - Alexandre Dumas


Bana böyle romanlarla gelin sayın bayım. İçinde, tarih, siyaset, aşk, ihtiras ve mutlu son olacak. Ve bütün bunları da maksimum 200 sayfa civarlarında başaracak.

1Q84 - Haruki Murakami



Bana böyle romanlarla gelin dedirten eser. Okuyucuyu sıkmayan, sürükleyici, kendinizden de bir şeyler bulduğunuz, öğretici, yazarın düşüncelerini kusmadığı bunun yerine belli bir üslubu olan, diyalogların nerede başladığı ve nerede bittiği belli olan, bu lafı kim söylüyor simdi dedirtmeyen, vb.

Gerçekten bayıldım, hiç ara vermeden 2. kitaba geçtim. Maalesef bu özen ve titizlik bizde bir tek Orhan Pamuk'ta var. O da zaten bu sayede dünyada hak ettiği ilgiyi görüyor.

İki haftada 2. ve 3. kitap da bitti. bence 10 numara 5 yıldız bir roman. bence herhangi bir kisi roman yazmaya kalkmadan önce bu isler nasıl olmalı diye bunu referans almalı. tamam, tekrarlar fazla ama her tekrarda konunun farklı bir boyutu da anlatılıyor. bu kural kutsal kitaplarda bile vardır. oralarda da ayni hikaye farklı kişilerin ağzından ya da farklı bir boyuttan tekrar tekrar anlatılır. bu kuralı bilen bir adamın bunu eserine yansıttığı kutsal kitap gibi bir roman. zaten kitaptaki mistik ögelerden de yazarın bunu kasıtlı yaptığını anlıyorsunuz. yani sakin olun ve okumaya devam edin efendim.